Yükleniyor...

Otizm Nedir?

Otizm doğuştan gelmekte olup, belirtileri yaşının ilk üç yılında kendini göstermektedir. Kişinin hayatı boyunca süren gelişimsel yetersizlik ve nörolojik bozukluktur. Otizm bozukluğu olan bireylerde sosyal ilişkilerde güçlük, iletişim zorlukları, ilgi ve davranış takıntıları meydana gelmektedir. Her 100 çocuktan biri otizmden etkilenmiş olmakla beraber erkeklerde daha yaygın olarak görülmektedir. Genellikle zekâ geriliği, öğrenme zorluğu, görme güçlüğü, işitme yetersizliği, serebral palsi,  epilepsi gibi diğer gelişimsel bozukluklarla birlikte ortaya çıkabilir.

OTİZMİN NEDENİ
Otizme neler yol açar? Bugün için bu soruya verilebilecek en doğru yanıt “Otizme nelerin yol açtığı bilinmiyor” yanıtı olacaktır.
Otizmin anne-babadan kalıtım yoluyla geçmiş olabileceği ile ilgili bir düşünce vardır. Dolayısıyla, bu yönde pek çok araştırma yapılmaktadır. Ancak, henüz otizmin geni bulunabilmiş değildir. Otizmin çevresel faktörlerle tetiklendiği düşünülmektedir.
Otizm her çeşit toplumda, ırkta ve ailede ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla otizmin ırk, toplum yapısı, çocuk yetiştirme özellikleriyle ya da ailenin ekonomik koşullarıyla ilişkisi yoktur.

OTİSTİK ÇOCUKLARIN ÖZELLİKLERİ
Otizmin özelikleri ve şiddet seviyesi kişiden kişiye göre değişmekle birlikte genel olarak aşağıdakileri içerir.
1- Sosyal İlişkilerde Güçlük:
-  Göz teması kuramama.
- Seslenildiğinde dönüp bakmama, sanki işitmiyor gibi davranmak.
- Yaşıtları ile uygun ilişki kuramamak, birlikte oynamamak.
- Tek başına olduğu etkinlikleri tercih etme, başka bir dünyadaymış gibi davranmak.
- Başkalarının sevinç ve üzüntülerine tepkisiz kalma.
- Kendi duygularını paylaşamama.
- Toplum kurallarını anlama ve uygulamada güçlük çekmek.
- Başkalarının yüz ifadelerini anlamamak.
2-  İletişimde Zorluklar:
- Konuşmada gecikme,  zorlanma  veya  konuşma yetisinin gelişmemesi,
- Garip,  manasız, tekrarlayıcı, basmakalıp ve tekdüze konuşmak, karşılıklı konuşmayı  başlatamamak veya başladığında devam ettirememek.
- Beden dilini,  jest ve  mimikleri anlamada,  kullanmada zorluk çekmek ve taklit becerilerini kullanamamak.
- Duygularını farklı algılamak, örneğin; sese, ışığa, dokunmaya olağandışı tepki vermek    ve tehlikeyi algılayamamak.
- Bir şeye ihtiyaçları olduğunda  karşısındakinin elinden tutarak istediği şeye doğru yönlendirmek.
3-  Sınırlı ve Tekrarlayıcı Davranışlar:
- Çoğu  zaman  tek veya sınırlı bir bilgi kapasitesine sahip olmak, bir konu ya da bir nesneye odaklanıp, diğer hiçbir konuyla ilgilenmemek.
- Değişikliklere direnç   göstermek,  günlük yaşamdaki alışkanlıklarına aşırı bağlı olmak.
- Anlamsız sözcükleri üst üste tekrarlamak, sen ve ben zamirlerini karıştırmak.
- Konuşulan bazı kelimeleri hemen tekrar etme veya günler, aylar, yıllar önce duyduğu sözleri aynı ses tonu ve vurgulama ile tekrar etmek (ekolali)
- Sallanmak, kendi etrafında dönmek, el parmaklarını gözünün önüne getirip oynatmak, el kol çırpmak gibi anlamsız yineleyici hareketler yapmak.
- Öfke nöbetleri
- Kafasını duvara vurma, ellerini ısırma gibi kendine zarar verici davranışlarda bulunmak
- Bir neden yokken gülmek veya ağlamak
- Katı yiyecekleri çiğnememek
- Uyku sorunları yaşamak
- Oyuncakların dönen parçalarına, açılır kapanır kapılara, hızlı dönen nesnelere aşırı bağlanmak.

OTİZMİN TANILANMASI
Otizmin kesin tanısı için kullanılan nesnel bir yöntem veya biyolojik bulgu yoktur.  Belli davranışsal tanı ölçütleri ortaya konmuştur. Bu tanı ölçütleri sosyal etkileşim, dil ve iletişim, ilgi ve davranış alanlarında görülen sorunların gözlenmesi ve aileden alınan bilgilerle belirlenirken, çocuk ruh hastalıkları uzmanı ya da çocuk nöroloğu tarafından teşhis konur.

Eğer çocuğunuz ya da öğrenciniz yukarıdaki davranışların çoğunu gösteriyor ve  bu belirtilerden en az birini 36 aydan önce gösteriyorsa otizm açısından değerlendirme yapmak gereklidir. En kısa zamanda bu kuşkunuzla ilgili çocuğunuzun doktoruna veya sağlık ocağında çalışan sağlık personeline danışabileceğiniz gibi, çocuk ruh hastalıkları uzmanı ya da çocuk nöroloğu bulunan üniversite ve devler hastanelerine başvurabilirsiniz.